Putin’den Çin’e Önemli Ziyaret: 40 Yeni İşbirliği Anlaşması Bekleniyor

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, iki günlük resmi ziyaret için Pekin’e ulaştı. Geçtiğimiz gece havalimanında Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi tarafından karşılanan Putin, sabah saatlerinde Tiananmen Meydanı’nda düzenlenecek resmi törenle onurlandırılacak. Törenin ardından, Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ile birebir ve heyetler arası görüşmeler gerçekleştirecek olan Putin, gün içerisinde Rusya’ya geri dönecek.

Putin’in bu ziyareti, ABD Başkanı Donald Trump’ın Çin’e yaptığı ziyaretten sadece birkaç gün sonra gerçekleşiyor. Trump, 13-15 Mayıs tarihleri arasında Çin’de bulunmuş, havalimanında Çin Devlet Başkan Yardımcısı Han Zheng tarafından karşılanmıştı. Trump, Pekin’de gerçekleştirdiği devlet töreninin yanı sıra, tarihi Gök Tapınağı’nı ziyaret etmiş ve onuruna verilen akşam yemeğine katılmıştı.

Putin’in Çin’e yaptığı bu ziyaret, liderin iktidar dönemindeki 25. ziyareti olma özelliğini taşıyor. Önceki ziyareti Eylül 2025’te gerçekleşmişti ve o sırada İkinci Dünya Savaşı’nın sona ermesinin 80. yılı nedeniyle düzenlenen askeri geçit törenine katılmıştı. Ziyaret öncesinde yayınladığı video mesajında, Rusya-Çin stratejik ittifakının küresel düzeyde önemli bir rol oynadığını belirten Putin, “Kimseye karşı ittifak kurmuyoruz, barış ve evrensel refah için çalışıyoruz.” ifadesini kullandı. Pekin’i bir kez daha ziyaret etmekten mutluluk duyduğunu belirten Putin, düzenli karşılıklı ziyaretlerin iki ülke arasındaki ilişkileri güçlendirmek için önemli bir adım olduğunu vurguladı.

Putin, Rusya ve Çin arasındaki ilişkilerin 25 yıl önce imzalanan İyi Komşuluk, Dostluk ve İşbirliği Anlaşması ile başladığını hatırlatarak, “Bugün, Rus-Çin ilişkileri gerçekten eşi benzeri görülmemiş bir seviyeye ulaştı.” değerlendirmesinde bulundu.

Ziyarette ekonomi ve stratejik işbirliği konularının ön plana çıkması bekleniyor. İki ülke arasında yaklaşık 40 yeni işbirliği belgesinin imzalanması planlanıyor. Son yıllarda, Çin ile ABD arasında artan rekabet ve jeopolitik gerilimler, Rusya ve Çin’i birbirine daha da yaklaştırdı. Ukrayna’daki savaşın getirdiği zorluklar nedeniyle, Batı’nın yaptırımlarına maruz kalan Moskova, başta enerji olmak üzere ekonomik ilişkilerini geliştirmek için Pekin’le daha sıkı bağlar kurdu. 2023 ve 2024 yıllarında iki ülke arasındaki ticaret hacminin 240 milyar doları aşması öngörülüyor ve Rusya’nın ihraç ettiği ham petrol ve doğal gazın büyük bir kısmı Çin’e gönderiliyor.

Çin ve Rusya, ikili ilişkilerini “kapsamlı stratejik koordinasyon ortaklığı” olarak tanımlarken, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin daimi üyeleri olarak birçok küresel sorunda birbirlerine destek olmayı sürdürüyor. Ayrıca, Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) ve BRICS gibi çok taraflı platformlarda da işbirliğini devam ettiriyorlar. Putin’in ziyareti, ABD’nin Çin’e olan yaklaşımının değiştiği bir dönemde, iki ülkenin stratejik ortaklığa verdiği önemi bir kez daha gözler önüne seriyor.

Author: Elif Yılmaz