(TBMM) – Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, “fon krizine” ilişkin, “Tüm bunlar, AK Parti’nin yönetim anlayışını bir kez daha ortaya koydu. AK Parti’nin yönetim anlayışı 3F’den mi ibaret? Fon, faiz, fırsat! Millete üretimin riskini, kendinize finansal getiriyi uygun gören bir anlayışla bu ülke nasıl kalkınacak? Bu güzel ülkenin geleceği, AK Parti’nin 3F’sine teslim edilemez” dedi. Halk TV’ye kayyım atanmasına da tepki gösteren Arıkan, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın “lekelenme hakkı” ifadesini hatırlatarak, “Fon soruşturmasında adı geçenlerin ‘lekelenmeme hakkı’ var da muhalif seslerin yok mu” diye sordu.
Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Yeni Yol Partisi’nin Grup Toplantısı’nda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Arıkan, Halk TV’ye kayyım atanmasına ilişkin, “Yine sabahın erken saatleri, yine bir basın kuruluşuna operasyon! Elbette iddialar araştırılacak, varsa suçun üzerine gidilecek. Ancak geçtiğimiz günlerde Sayın Cevdet Yılmaz, fon soruşturmasında adı geçenlerin ‘lekelenmeme hakkını’ hatırlatmıştı. Fon soruşturmasında adı geçenlerin lekelenmeme hakkı var da muhalif seslerin yok mu? Buradan iktidara sesleniyorum: Türkiye’yi germeyin. Türkiye’yi her sabah yeni bir krize uyandırmayın” dedi.
Kamuoyunda “fon krizi” olarak bilinen sermaye piyasalarındaki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Arıkan, “Listenin Cumhurbaşkanı’nın önünde olduğu” yönündeki iddiaları hatırlatarak, şunları söyledi:
“Burası bir hukuk devleti değil mi? Bu ülkenin Anayasası yok mu? Bu ülkenin savcısı, hakimi yok mu? Eğer burası bir hukuk devletiyse liste Cumhurbaşkanı’nın önünde değil, yargının önünde olmalıdır! Cumhurbaşkanlığı, yargı makamı değildir.
Öte yandan sorgulamamız gereken başka şeyler de var, diyelim ki paralar iade edildi. Peki, milletin kırılan adalet duygusunu hangi IBAN’a yatıracaksınız? Devlete duyulan güveni hangi dekontla geri getireceksiniz? ‘Kimse görmezse devam, ortaya çıkarsa iade’ anlayışını hangi EFT ile temizleyeceksiniz?
Türkiye’nin bir aydır gündemini meşgul eden bu 131 fon, aslında sistemin taşınamaz hale gelmesi sonucunda patlayan fonlardır. AK Parti yönetiminde usulsüzlüğün ve denetimsizliğin en bariz örnekleri oldular. Bir bankanın bünyesindeki iki yatırım fonunu inceledik. Üstelik bu bir kamu bankası! Bu kamu bankası, bugün tasfiye edilen fonların işlemlerinde de sorumluluk üstlenen bir banka. Bu fonlarda yaklaşık üç yıl boyunca yalnızca ikişer yatırımcı bulunuyor. Dikkatinizi çekiyorum: Sadece iki yatırımcı! ve bu süreçte fonların değeri yaklaşık dört katına yükseliyor. Ardından fonlara yeni yatırımcılar katılıyor. Bir fondaki yatırımcı sayısı, bir bakıyorsunuz, 14 bin 500’ü aşıyor. Fonların fiyatları yüksek seviyelere ulaşınca milyarlarca liralık para çıkışı gerçekleşiyor. Sadece bir fonda, yüksek fiyat döneminde giren paradan 4 milyar 190 milyon lira daha fazla para çıkıyor! Sonuçta vatandaşın ekranında milyarlarca lira olarak görünen bir yatırım var. Ancak yatırımcıların bir bölümü bile parasını bu fondan çekmek istese kayıp çok ama çok yüksek olabilir! Şimdi bunları niçin anlatıyoruz? Amacımız kimseyi peşinen suçlamak değil. Ancak ortada yine görmezden gelinemeyecek rakamlar, cevaplanması gereken sorular ve çok ciddi riskler var.”
Arıkan, söz konusu gelişmeler üzerine Sermaye Piyasası Kuruluna (SPK) ve ilgili kamu bankasının ekonomi yönetimine seslenerek, “131 fon hakkında işlem yaparken benzer riskleri taşıyan başka fonları da incelediniz mi? Milyarlarca liralık çıkışların hangi hesaplara yapıldığını araştırdınız mı? Yeni bir fon krizinin yaşanmayacağını garanti edebiliyor musunuz” sorularını yöneltti. Arıkan, “Tüm bunlar, AK Parti’nin yönetim anlayışını bir kez daha ortaya koydu. AK Parti’nin yönetim anlayışı 3F’den mi ibaret? Fon, faiz, fırsat! Atalarımız ne güzel söylemiş: ‘Ele verir talkını, kendi yutar salkımı!’ Millete üretimin riskini, kendinize finansal getiriyi uygun gören bir anlayışla bu ülke nasıl kalkınacak? Bu güzel ülkenin geleceği, AK Parti’nin 3F’sine teslim edilemez” dedi.
“ZİRVEDE HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜNÜ ANLATIYORSUNUZ AMA EKRANLARDA REFERANSIN”